TÜBERKÜLOZ KONTROLÜNDE 20 YILLIK BAŞARI



TÜBERKÜLOZ KONTROLÜNDE 20 YILLIK BAŞARI

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şerif Kurtuluş, Türkiye’de tüberküloz sıklığı son 20 yılda belirgin şekilde azaldığını, 2024 yılında kayıtlı hasta sayısı 9 bin 27’ye, hastalık sıklığı ise yüz binde 10,5’e düştüğünü söyledi.

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şerif Kurtuluş, Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Kurtuluş, halk arasında “ince hastalık” olarak bilinen tüberkülozun uzun yıllar kesin tedavisinin bulunmaması nedeniyle edebiyatta yalnızlık, yoksulluk ve erken ölümün sembolü olarak yer aldığını ifade etti.

EDEBİYATTA TÜBERKÜLOZ, TOPLUMUN AYNASI OLDU
Dünya edebiyatında tüberkülozun, özellikle 19. ve 20. yüzyıl başında güçlü bir metafor olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Kurtuluş, Thomas Mann’ın Büyülü Dağ’ında sanatoryumların zamanın durduğu mekânlar olarak tasvir edildiğini, Alexandre Dumas’nın Kamelyalı Kadın’ında ise hastalığın zarafetle örtülmüş kaçınılmaz bir sona dönüştüğünü söyledi. Victor Hugo ve Dostoyevski’nin eserlerinde veremin, bireysel bir hastalıktan çok sosyal adaletsizliğin bedensel yansıması olarak ele alındığını vurguladı.

Türk edebiyatında ise tüberkülozun daha kaderci ve sessiz bir anlatımla işlendiğini dile getiren Doç. Dr. Kurtuluş, Peyami Safa, Sabahattin Ali ve Reşat Nuri Güntekin’in eserlerinde hastalığın, çoğu zaman adı konmadan hissedilen bir gerçeklik olarak yer aldığını kaydetti.

Doç. Dr. Kurtuluş, “Şiirde ise verem, çoğu zaman şairin bizzat kaderidir. Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur’un dizelerinde yaşama tutunma arzusu ile erken ölüm bilgisi yan yana durur. Onların şiirleri, tüberkülozu anlatmaktan çok, veremli olmanın ruh hâlini hissettirir” dedi.

DÜNYA GENELİNDE CİDDİ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU
Doç. Dr. Kurtuluş, günümüzde tüberkülozun küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, her yıl dünya genelinde 1 milyondan fazla insanın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini, özellikle Asya ve Afrika’da yaygınlığın sürdüğünü ifade etti.

TÜRKİYE’DE VAKA SAYILARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI
Türkiye’de son 20 yılda tüberkülozla mücadelede büyük bir başarı elde edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Kurtuluş, “2024 yılı verilerine göre kayıtlı hasta sayısı 9 bin 27’ye, hastalık sıklığı ise yüz binde 10,5’e düşmüştür. Bu tablo, ücretsiz tanı ve tedavi hizmetleri, etkin temaslı takibi ve güçlü tüberküloz kontrol programının bir sonucudur” dedi.

ŞANLIURFA BÖLGENİN REFERANS MERKEZİ
Şanlıurfa’nın, Suriye savaşının etkileri ile deprem ve sel felaketlerine rağmen tüberküloz kontrolünde başarılı bir il olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kurtuluş, kentin bölgenin tek tüberküloz kliniği ve referans laboratuvarına sahip olduğunu söyledi. Verem Savaş Dispanserleri ve sahada görev yapan sağlık çalışanlarının bu başarının temelini oluşturduğunu vurguladı.

“BAŞARI GÜÇLÜ SAĞLIK SİSTEMİNİN GÖSTERGESİDİR”
Doç. Dr. Kurtuluş, tüberkülozla mücadelede gelinen noktanın yalnızca bir sağlık başarısı değil, aynı zamanda güçlü bir sağlık sistemi ve toplumsal sorumluluğun göstergesi olduğunu belirterek, “Bir dönem edebiyatta sessiz ölümlerin sembolü olan bu hastalık, bugün doğru politikalar ve kararlı mücadeleyle kontrol altına alınabilmektedir” ifadelerini kullandı.